SGK Primini Neden İki Kez Ödüyorsunuz? TİS Fark Bordrolarında Kritik Bir Hata!
Toplu İş Sözleşmesi Fark Hesaplamalarında SGK Primini İki Kez Ödüyor Olabilir Misiniz?
Bordro hesaplamaları, işverenler açısından yalnızca ücret ödemekten ibaret değildir. Yapılan her hesaplama; SGK primi, vergi, işçilik maliyetleri ve yasal yükümlülükler açısından önemli sonuçlar doğurur. Peki, yaptığınız hesaplamalar nedeniyle SGK primlerini farkında olmadan iki kez ödüyor olabilir misiniz?
Evet, yanlış duymadınız.
Özellikle Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kaynaklı geriye dönük fark hesaplamalarında yapılan hatalar, işverenlerin ciddi maliyetlerle karşılaşmasına neden olabilmektedir.
İşverenler, insan kaynakları ve bordro süreçlerini yöneten çalışanlarına güvenmek zorundadır. Ancak bu süreçlerde yeterli bilgi ve deneyime sahip olunmaması, zaman zaman beklenmeyen mali yükler doğurabilmektedir.
Toplu İş Sözleşmesi Süreci ve Sonrası
İşverenler belirli dönemlerde çalışanlarının sendikal örgütlenmesi sonucunda toplu iş sözleşmesi masasında kendilerini bulabilmektedir. Toplu iş sözleşmesinin müzakere aşaması çoğu zaman sürecin en kolay bölümüdür. Çünkü işveren, bütçesi doğrultusunda ücret artışlarını ve sosyal hakları değerlendirerek pazarlık sürecini yürütür.
Ancak tarafların kısa sürede anlaşamaması halinde görüşmeler aylarca sürebilmekte ve sözleşme imzalandığında geriye dönük uygulanacak ücret farkları ortaya çıkmaktadır. İşte asıl zorluk da bu noktada başlamaktadır.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanmasıyla birlikte işverenin;
- Geriye dönük ücret farklarını hesaplaması,
- SGK bildirimlerini düzeltmesi,
- Vergisel yükümlülükleri yerine getirmesi,
- Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil farklarını yeniden hesaplaması
gerekmektedir.
Bu işlemlerin konuya hakim olmayan kişiler tarafından yürütülmesi halinde ciddi hatalar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle geçmişte TİS fark bordrosu hazırlamamış uygulayıcıların internet üzerindeki sınırlı bilgilerle süreci yönetmeye çalıştıkları sıklıkla görülmektedir.
İşverenleri Bekleyen Gizli Maliyetler
Bu yazı daha çok işverenleri ilgilendirmektedir. Çünkü hesaplama süreçlerinde yapılan hatalar çoğu zaman ilk etapta fark edilmez. Ancak hata sonradan ortaya çıktığında işveren, öngördüğünden çok daha yüksek maliyetlerle karşılaşabilmektedir.
Öncelikle fark bordrolarının hazırlanması sürecini hatırlayalım.
Toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra yürürlük tarihinden itibaren işçilerin ücret farkları geriye dönük olarak hesaplanır. Hesaplanan tutarlar içerisinde SGK primi ve gelir vergisi açısından istisna kapsamında değerlendirilecek ödeme unsurları bulunuyorsa, bu istisnaların doğru şekilde uygulanması gerekir.
Ne yazık ki uygulamada birçok bordro uzmanının bu istisnaları dikkate almadan fark bordroları hazırladığı görülmektedir. Bunun sonucu olarak işveren gereğinden fazla SGK primi ve vergi yüküyle karşı karşıya kalabilmektedir.
Aynı şekilde;
- Fazla çalışma farkları,
- Ulusal bayram ve genel tatil ücret farkları,
- Gece çalışma zamları,
- Sosyal yardım farkları
da doğru hesaplanmadığında maliyetler katlanarak artmaktadır.
Yanlış Hesap Bağdat’tan Döner
TİS fark hesaplamalarında karşılaştığımız en önemli hatalardan biri de SGK bildirimleri aşamasında ortaya çıkmaktadır.
Bilindiği üzere toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkları için ilgili aylara ilişkin SGK ek bildirgeleri verilmekte ve fark tutarlar geriye dönük olarak SGK'ya bildirilmektedir.
Sorun tam da bu noktadan sonra başlamaktadır.
Bazı uygulayıcılar, geriye dönük SGK bildirimlerini yaptıktan sonra fark tutarlarını ödemenin yapılacağı ayın bordrosuna da normal ücret kalemi gibi eklemektedir. Kullanılan bordro programı bu farkları tekrar SGK matrahına dahil ettiğinde, daha önce bildirimi yapılmış olan kazançlar ikinci kez prime tabi tutulmaktadır.
Sonuç olarak;
- Aynı kazanç için iki kez SGK primi hesaplanmakta,
- İşveren gereksiz prim maliyetine katlanmakta,
- Muhasebe kayıtlarında mükerrer tahakkuklar oluşmakta,
- Sonraki aşamada iptal ve ek bildirge süreçleriyle hatanın düzeltilmesi gerekmektedir.
Ancak çoğu zaman bu hata, ödemeler yapıldıktan ve muhasebe kayıtları tamamlandıktan sonra fark edilmektedir.
Dolayısıyla işveren hem zaman hem de maliyet açısından önemli bir yükle karşı karşıya kalmaktadır.
Fazla Hesaplama Kadar Eksik Hesaplama da Risklidir
Konunun bir diğer boyutu ise işçi alacaklarıdır.
Toplu iş sözleşmeleri çoğu zaman İş Kanunu'nda öngörülen asgari hakların üzerinde düzenlemeler içerir. Örneğin;
- Fazla çalışma ücreti %50 yerine %60 veya %100 zamlı olabilir,
- Ulusal bayram ve genel tatil ücretleri daha yüksek oranlarda ödenebilir,
- Gece çalışma zamları artırılmış olabilir,
- Sosyal haklar ve ek ödemeler sözleşme ile genişletilmiş olabilir.
Bu nedenle fark hesaplamalarının yalnızca ücret artışları üzerinden yapılması yeterli değildir. TİS ile değişen tüm ücret unsurlarının da yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Eksik yapılan hesaplamalar işçinin hak kaybına neden olurken, fazla yapılan hesaplamalar ise işveren açısından gereksiz maliyet yaratmaktadır.
Sonuç
Toplu iş sözleşmesi fark hesaplamaları, sıradan bir bordro işlemi değildir. Ücret farklarının hesaplanması, SGK bildirimlerinin düzenlenmesi, vergi istisnalarının uygulanması ve bağlı ücret unsurlarının yeniden değerlendirilmesi uzmanlık gerektiren teknik bir süreçtir.
Bu süreçte yapılan küçük bir hata;
- Mükerrer SGK primi ödenmesine,
- Gereksiz vergi yüküne,
- İşçi alacaklarının eksik veya fazla hesaplanmasına,
- İptal ve ek bildirge işlemleriyle zaman kaybına
neden olabilmektedir.
Bu nedenle hem işverenlerin hem de çalışanların, toplu iş sözleşmesi fark hesaplamalarının doğru ve mevzuata uygun şekilde yapıldığından emin olmaları büyük önem taşımaktadır.
Unutulmamalıdır ki bordroda yapılan bir hata yalnızca rakamsal bir yanlışlık değil, aynı zamanda ciddi bir maliyet ve hukuki risk anlamına gelebilir.


0 Yorum var
Yorum Yap
Email Adresiniz görünmeyecektir.*